SAKLI HAZİNELER KENTİ EDİRNE

 

Tarih boyunca bir çok medeniyete ev sahipliği yapan saklı hazineler kenti Edirne'yi keşfetmek,   yeniden görmek için bir çok nedeniniz var.

 

İlginizi tarih çekiyorsa tarihin en acı ve en şanlı dönemlerinin  yaşandığı Edirne'de  başta Mimar Sinan'nın ustalık eseri Selimiye'yi, Üç Şerefeli camiyi,    Edirneli Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethe çıkarken kılıç kuşandığı Eski camiyi,  Kervansaraylar,  Avrupa'da  içine şeytan kaçtı diye akıl hastalarının yakıldığı dönemde bu hastaların su ve müzik ile  tedavi edildiği 2. Beyazıt Sağlık Müzesi ve Külliyesini ve Balkan savaşlarında 20 bin kişinin açlık nedeniyle öldüğü Sarayiçini ziyaret ederek tarihe yolculuk yapabilirsiz. 

 

Deniz, kum, güneş diyorsanız, Dünya'nın en temiz denizi ve sahilinin bulunduğu Saroz körfezinde gönlünüzce denize girebilir, İbrice limanında mavi derinliklere dalış yapabilirsiniz.

 
Tarih yanında farklı kültür de olsun diyorsanız Edirne tam aradığınız yer. Baharın gelişiyle birlikte Mayıs ayında düzenlenen Kakava şenlikleri, hemen sonra Haziran sonunda düzenlenen  Tarihi Kırkpınar güreşleri ve kültür etkinlikleri, Kırkpınar'ın hemen ardından organize edilen Bando ve Ciğer festivaline katılabilirsiniz.

 

Türkiye'nin en batı ucunda 5 adet sınır kapısıyla Avrupa'ya açılan yüzümüz olan Edirne, tarihi, kültürü ve mutfak zenginliği ile yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Kırkpınar ve Selimiye'nin UNESCO listesine girmesinin ardından Edirne'nin yıldızı parlamaya  başlasada adeta gözümüzün önündeki saklı kent gibi keşfedilmeyi bekliyor.


Uzun lafın kısası, İstanbul gibi metrepol'ün hemen yanıbaşındaki “Saklı hazineler kenti Edirne” seni çağırıyor.